
SÛZÎDİLÂRA
Çift namlulu bir tabanca ucu gözleri
Göğsümde iki mermi izi oluşturuyor
Tek başına manifesto kendisi
Aşkın sınırlarını yeniden çiziyor
Yalnızlığa yeni alışmıştım oysa ki
Denize ayışığı vurunca yeniden başlamak gerekiyor
Yürürken yaprakları döker adı sonbahar
Duruşu âsude yalnızlığında anlam taşır
Şiirler kifayetsiz benzetmeler O’nun için dar
Gözleri Asya kıtasına sınır
Teninde farı gümüş gibi parlar
Gönlümü süslüyor ismi ile münhasır
Adını yeniden vermek gerekiyor sûzîdilâra
Birden saklı duygular çıkar içimizden
Geceye dökülürken körükler bizi bir yanlışa
Yan flütü üfleyince derinden derinden
Bir de keman çalınca Kanlıca’da
İçimizden beste üzerine beste gelir birden
Anlatır durur bir kere saçlarını iyice kısaltmış
Göğsündeki dövmesinde taşır numaraları
O’nun büyük atalarının hatırasıymış
İbranice bilir devirir sek votkaları
Boy aynalarına bakınca yıldırım çakmış
Geceyi eritir ağıt gibi dilinden akan şarkı
Suna Türkmen Güngör
Çok güzeldi şairi kutlarım