MAZUR GÖR
S. KEREM EŞİYOK’A İTHAFTIR
Mazur gör, uyanamadım her düştüğüm yerden. İnsana inanmanın horluğuna kandım. Bir
yanlış yoldu gittiğim, geri dönmeye korktum. Geri dönmekten önce, geri bakmaya varmadı
yüreğim. Çamur içinde kaldı ayaklarım, sular kaynağını boğmuş gördüm. Tek başıma çıktığım bu
yolda, hiç kendi başıma kalamadım. Hep bir fırtına içimde insanlar. Her atomumun, her hücremin,
her nöronlarımın hesaplarını yaptım ve verdim kendimce içimdeki familyalarıma. En güzel yollar
hiç bitmeyenlermiş sanırdım, hiç çıkılmayan yolların daha da güzel olduğunu yaşarken gördüm.
Mazur gör, her şey bittiğinde sırt üstü yatacak olan insanız sonuçta. Bir şeyler yapmamak
için, bir şeyler yapmış olmamı yadırgama. Eşyanın içine eriyip kaybolan cesetler var bu dünyada
nefes alan, onlardan olmamak için kulaklarımı tıkadım ve gözlerimi kapadım. Sustum, insanlara
anlatmaktan yoruldum, ne de olsa dinlemiyorlardı. Benimle konuşurken aslında kendi kendilerine
konuşuyorlardı. Her konuşmanın içinde bilmem kaç kez pardon sesi duyuluyordu yüzüme doğru
harfler üflenirken.
Mazur gör, ben hiç yaşamamışım. Yaşamak adına şunlar yapılmalıdır diyenlerin peşinden
gittiğimden dolayı, hiç yol almamışım yalnızca yürümüşüm ama hep aynı yerde.
Mazur gör. Yoruldum.


Kerem Eşiyok
Can kardeşim,
Çok mutlu oldum böyle kıymetli bir eserini bana ithaf etmene.
Bi milyoncu
Mutlu ,çok mutlu.
Fuat kılıç
Tek kelime, Muhteşem…
Suna Türkmen Güngör
Çok güzel bir yazı okudum tebrikler …
Kaleminiz güçlü daim olsun
Ve ben de kendime diyorum ki ;
Mazur gör bir koşubandında hep aynı yerde saydığım için…
Burak KARAKUŞ
Mazur gör, anladım. Kendi iç yolculuğunda kaybolmuş gibisin, bir yolda yürürken, aslında hep aynı noktada dönüp duruyormuşsun gibi hissediyorsun. İnsanın bir yere varması için dışarıya bakması gerektiği söylenir, ama bazen en derin soruları içimize bakarak buluruz. Belki de “yaşamak” dediğimiz şey, sürekli bir şeyler aramaktan değil, kendini bulmaktan geçiyor.
Çamur içinde kaybolan ayakların, boğulmuş sular, korkular… Hepsi, her adımda daha fazla insanlaştırıyor seni. Herkes bir şekilde kendi fırtınasıyla mücadele ediyor. Bazen insanlara kendini anlatmak zor gelir; çünkü başkalarına ne kadar söylesek de, derinliğimizi görmeleri o kadar kolay değil. Ama belki de bu yolda, kendini anlamak ve kabul etmek, en önemli adımdır.
Hiç yaşamamış gibi hissetmen, belki de yaşamın içinde kaybolmuş olmandan kaynaklanıyor. Yaşamak, çoğu zaman bir hedef değil, bir süreçtir. Her an, her adım, her duraklama…
Yoruldum dedin, belki de biraz dinlenmek gerek. Bir adım geri atıp, sadece susmak da bir şekilde bir ilerleme olabilir. Unutma, bazen sessizlik, en derin seslerimizle konuştuğumuz yerdir.