
İÇTEN BİR KEDER GÖÇÜ
Tüm gün kıpırdamadan yatabilir
Yatıyor da
Şimdi de diğer tarafa uzanmış
Öylece kıpırtısız yatıyor
Sadece kendi böyle yatsa tamam
Hepimiz için aynı şeyleri istiyor
Tüm dünya durmalı,
Sessiz bir ayinin kurbanı gibi öylece durmalıyız
Sessizlik hiç bu kadar iç karartıcı gelmemişti.
Onu sessizliğine kapatıp
Olabildiğince uzaklaşmalı
Bir yerlerde okumuştum,
İnsanın tüm algısı böyle buhranlı zamanlarda açılıyormuş
Ya da böyle bir şeydi ya da ben şu an uydurdum
Bir böceğin ayak seslerini duyuyorum
Duvarda ki yürüyüşünden niyeti belli
Tut nefesini böcük,
Tüm sessizliği ve cansızlığı bozuyorsun,
Diyemiyorum, takatim yok konuşmaya.
Oysa eskiden canlı bir ruhumuz vardı
Şimdilerde içi yün dolu yastıklar gibi ağırız.
Birilerinin bizi dama serip tek tek tüylerimizi didiklemesi,
Vura vura her hücremizi uyandırması lazım.
Hazır dama çıkmışken
takılsam mı bir leyleğin kanadına..
Ama önce damın bacasından yuvaya sinsice girmeli,
Göç günlerini yuvada uslu uslu beklemeli,
Güz dönemi gelmeden buralardan göçüp gitmeli.
E madem koymuşuz kafaya gitmeyi ne dam aramak lazım ne leylek.
İyisi mi en kısa yoldan gitmeli, açık bir pencereden dışarı süzülmeli…