
HADDEHANE
Yazın ortasındayız ağustosa bürünmüşüz
Üşüyorum inanmazsan ellerimi tut
İlişmiyor sivrisinekler bu halime
Evlerin içi haddehane
Temmuzdan eser yok
Ağustos çökmüş üstümüze
Eylüle kalma sakın
Denizlerimiz soğumasın
Cemreler mi kalır bu saate
Ağustos gelmiş ömrümüze
Üşüyor insan bazen bu mevsimde
Ateş böceklerinin dermanı yok gecemizi aydınlatmaya
Fenerimiz çoktan sönmüş
Bir nefes bir nefes bir nefes
Tarlada buğday sarı başak
Anadolu’nun sarı gülü
Üstümüzde sarı sıcak bir dağ kütlesi
Eylül ekim kapının ardında
Buyur etsem koşup gelecekler
Hasretlik mi kalır bu mevsime
Hangi hasretlik mürekkebin soğumasına bırakılır
İnsanın elinden bir şey gelmiyor
Bir insan ömrüne kaç hasretlik sığdırır
Susar susar susar
Emanetini toprağa gömmüş melekler gibi
Ağustosun dibinde oturuyorum
O söylüyor ben dinliyorum
Kimse kimseye ilişmiyor