
TANRIYA KISA DOKUNUŞLAR
KOZA
eridi bedenim ruhunun sönmez ateşinde
bir kuzgunun gözleri nefesi,
nefesi bir akbaba sabrı, bekleyen leşini.
üstüme örtülen kederli battaniye
beni şimdi daha da üşütmekte.
kırılmakta mengeneye atılmış kemiklerim,
dişlerim binlerce yıldan sonra
bir elmayı dişlemekte.
ben geldim Tanrım,
geri döndüm evine
MAHŞER
Ruhum süzülürken
bir fabrika bacasından gökyüzüne,
cesedim dişlerinizin arasında gezinmekte
elbet saracak mavi hepimizi
kimimizin yüzü tertemiz(!!!)
kimimizin kirli
DÖNÜŞÜM
tanrının bir ötesiyim ben
günahların bir öncesi
çok eski değil buraya gelişim
tenim daha toprak kokarken
bir elmanın çürüğünde
bitiverdi cesedim
KÖK
ölü toprağı kaplamış bedenimi elinin tersiyle itiyor zaman
toprağız zaten ezelden,topraktan geldiğimiz yalan
MEZARLIK
kazıdım tırnaklarımla
dünyanın yüzündeki kiri
tırnaklarımda taze insan cesetleri
ARAF
Akıtırken omuzlarımdan dünyanın yükünü
özüne ulaşıyorum cennetin,
cehennemi andırıyor
7.GÜN
Ölümü okşadı parmak uçlarım
Azrail’in kanatlarına spotlar tutuşturdum
bir kez bile af dilemedim Tanrıdan
seni kozasından utanan bir kelebeğin
ömrüne gömdüm