
BİR MÜSTESNA
lunapark aynalarından imal klasörler
masanda ardı sıra arzı endam ederken
sanır mısın bir unutulmaz destandır
camdan kağıtların buğusuna yazılan
üzerine sinmiş tali yolların tozu
yüzsüz misafir misali dururken
sitem dolu âli yolun kurnası
kulağında yankıları ayırt ederken
ne su şırıltısı ne de kuş sesi
coşkun alkışlardan yadigar kalan
müzik zannedilen bir gürültü bestesi
ve hezeyan mırıldanan diller artık lal
dinlemenin hazzıdır doruklarda salınan
yaz bitti, bahar ateş almaya gelen
hercai yağmurun çiselediği bir an
kalabalıkta oyalandın yaz mevsimiyle
ki içinde unuttuğun çocuk kadar menzile
tenhada mayalandın yaprak dökerken
geç yeşeren bir müstesna güz ile
şu yabanıl ateşin içindeki duman isi
gece doğan yalnızlıkta kaybolurken
varsın yazsın adını gündüz kalabalıkta
ayrıksı bir mezar taşı kitabesi